- Sosyal Ağlar :
Sesimizi Dünya Alem Duysun!
SesliChat
SİTE DUYURULARI :
  • YORUMLARINIZI BEKLiYORUZ
SOSYAL PAYLASIM :
Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın Hayatı

Erbakan Hoca’nın anılarla anlattıkları

Nisan 1977 tarihli Günaydın Gazetesine verdiği röportajda Erbakan Hoca anılarını şöyle aktarıyordu:

Gazete: “Diğer parti liderlerinin geçmişi hakkında herkesin az buçuk bir fikri vardır. Fakat biz, gazeteci olmamıza rağmen MSP Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın gençliği ve özel hayatı hakkında kâfi bilgimiz yoktu.. Kendisinden bu mevzuda bizi aydınlatmasını rica ettik. Ricamızı kabul eden Sayın Erbakan, müsaade ettiği zamanlarda 360 dakika, yani 6 saat zaman alan teypler doldurdu… Bu teypler, Erbakan’ın çocukluğundan bu yana olan özel hayatı ile politikaya atılışını ve siyasi mücadelesini kendi ağzından yansıtmaktadır. Biz bu teyp konuşmalarına ne bir kelime ilave ettik, ne de bir kelime çıkardık” diye başlıyordu.

-Hocam teyp hazır sizi dinliyoruz.

-Efendim bizim dedelerimiz kozan oğullarındandır.

Kozan oğulları bugünkü Fethiye ile Adana arasındaki sahil bölgesinde hükümrandılar. Selçuklu Türklerindendir. Osmanlılara asker ve vergi vermekle beraber kendi içişlerine müstakil kalmışlardır. Bu hal Cennetmekân Sultan Hamit zamanına kadar sürmüştür. Sultan Hamit bu beyliğe son verildiğinde büyük dedemin ağabeyi son kozan beyi idi. Beylik son bulduktan sonra büyük dedem ve ağabeyi Sultan tarafından İstanbul’a getirilmişlerdir. Rahmetlik babam Mehmet Sabri Bey İstanbul’da bulunduğu zaman hukuk tahsili yapmıştır. O zamanın hukuk tahsili tabii… Kadı olarak göreve başlamıştır. Ve ilk görevi Muş’un genç kazasında olmuştur. Balkan harbi falan sırasında olabilir. Çünkü seferberlikte Erzurum’daydı. (Rus ve Ermeni saldırıları sırasında) O acıları yaşamıştır. Kendisi bundan sonra takriben 40 sene Türkiye’nin muhtelif yerlerinde kadılık ve ağır ceza reisliği olarak görev yapmıştır. Evet, 40 yıl bu görev esnasında Bingöl Genç’den başlayarak, Türkiye’nin çeşitli yerlerini dolaşmıştır, bu meyanda Kastamonu’da bulunmuştur. Tekirdağ’da bulunmuştur. Erzurum’da bulunmuştur. Sinop’ta bulunmuştur. Afyon, Kayseri, Trabzon… Buralarda kadı ve ağır ceza reisi olarak görev yapmıştır. Sinop’tayken, 29 Ekim 1926 yılında ben doğmuşum. Sinop’tan sonra Kayseri’de, Trabzon’da ve kısa bir süre de Afyon’da bulunduk. Benim nüfus kütüğüm afyon’a kayıtlı idi. Oradayken nüfusa kaydedilmiş bulunuyor idik.

Kardeşlerinden hiçbiri baba mesleğini seçmiyordu

Biz 6 tane kardeşiz. En büyük kardeşim Ankara’da cilt ve deri hastalıkları profesörüdür; Nizamettin Erbakan. O’nun küçüğü İzmir’de göz profesörüdür; Selahattin Erbakan. Ben 3 numarayım. 4 numara Kemalettin Erbakan, İstanbul’da diş tabibidir. 5 numara kız kardeşimdir. Eczacılık Fakültesini bitirmiştir, ismi Atıfet Aydın, evlidir. Ondan sonra 6 numara mühendislik tahsil etmiştir ve serbest olarak çalışmaktadır. İsmi Akgün Erbakan‘dır. Görüldüğü gibi ailede büyük çoğunluk tıp ve mühendislik tahsili üzerindedir ve hiçbir tanesi de baba mesleğine intisap edememiştir. Hâlbuki rahmetli Pederim çok arzu ederdi…

İlk ezan sesini 4 yaşındayken duyuyor ve ruhuna işliyordu

Sinop’tan sonra Kayseri’ye geldik, Kayseri’de 5 sene oturduk. Çocukluğumuzun ilk dönemiyle ilgili hatıraların mekânı Kayseri’dir. O yıllardan hatırladığımız hadiseler Laleli Cami’siyle ilgilidir. Bu bir Selçuklu Camisidir. Çocukluğumuz laleli cami’sinin avlusunda oynayarak geçmiştir. Ve ramazan günleri camide birçok yaşlı insanların sükûnet ve vakar içinde camiye girip çıkışlarını hala hatırlarım. Ve yine Kayseri’de ilk defa bir Cuma günü ezan sesini duyduğumu hatırlıyorum. 3 veya 4 yaşında idim.

Bir sene önce Kayseri’ye gittiğimiz zaman, çocukluğumuzda oturduğumuz evler duruyordu. Bu evleri gezdik. O vakitler oturduğumuz ev, hacı İbrahim Efendi isminde bir muhterem zatındı. Asıl ev kısmını bize vermişti… Kendisi onun yanındaki kulübe gibi kısmında oturan çok değerli bir insandı. Şimdi onun torunu bizim oturduğumuz evde oturuyor. Gittiğimiz zaman o genç çocuk bize evi gezdirdi. Fakat evin içerisindeki her noktayı benim ondan çok bilmeme hayret etti. Meselâ evin merdivenin altında bizim, söğüt dallarından yaptığımız düdükleri koyduğumuz taşın oyukları vardı. Tabii, o oyukları adamcağız ne bilsin, şurada şunlar var, şunun arkasında şunlar var, dedikçe şaşırıyordu.

Babam 40 yıllık hizmetten sonra Trabzon’dan emekli oldu

Kayseri’de en fazla 6 yaşına kadar kaldım. Bunlar çocukluğumuzdaki hatıralardır. Kayseri’de Cumhuriyet İlkokulu’na başladık. Ve Cumhuriyet İlkokulu’nda takriben 1 ay kadar okuduktan sonra Trabzon’a gittik. Rahmetli peder Trabzon’a nakledildiği için… Trabzon’da Gazi Paşa İlkokulu’nda okuduk. 5 sene de Trabzon’da kaldık. İlkokulu orda bitirdik.

Rahmetli peder 40 senelik bir hizmet devresinden sonra, Trabzon’dan emekli oldu. İstanbul’a yerleştik. Fatih’e… Ecdattan kalma bir evimiz vardı. Orada oturduk. Lise ve ortaokul olarak İstanbul Erkek Lisesine gittik.

İstanbul Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirdikten sonra Teknik Üniversite başlıyordu

İstanbul Erkek Lisesi’nden sonra Teknik Üniversite’ye girdik. Aslında İstanbul Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirmiştik. Teknik Üniversiteye isterseniz imtihansız girebilirsiniz dediler. 30 kişi imtihansız girmişti. Ben bunu kabul etmedim, imtihana girdim. Bu imtihana aşağı yukarı 2 bin talebe girmiş idi. İlk 10 kişinin arasında derece aldık, bu 2 bin kişinin içerisinde…

-Süleyman Bey de mi o yıl girmişti Teknik Üniversiteye?

-Hayır, Süleyman Bey benden bir sene önce girmişti. Süleyman Bey ilk 100 kişinin içinde, 100’üncü falan girmiştir. 120 kişi alınıyordu zaten mektebe.

-Aynı sınıfta okuduğunuza göre Süleyman Bey bir sene kaldı mı efendim?..

-Hayır, Süleyman Bey 1. Sınıf’a girmişti, ben ise doğrudan ikinci sınıfa girdim. O da 2. Sınıfta idi, böylece 2. Sınıfta buluştuk.

-Lâkabı neydi efendim Süleyman Bey’in mektepte?

Süleyman Demirel aslında sessiz, silik bir çocuktu

-Süleyman Beyin lâkabı falan yoktu. Aslında sessiz, silik bir çocuktu, yani, koridorlarda tek başına gider gelirdi. Teknik Üniversitede böylece beraberce, birleştik. Ve 1948 senesinde teknik üniversiteyi aynı devrenin elamanı olarak bitirdik. Yalnız biz 1948 Haziranda mezun olduk, Süleyman Bey bütün sınıfı ile beraber Şubat ayına ikmale kaldı. Ve O, 1949 senesinin şubatında mezun oldu.

– Yani Demirel sizden bir yıl önce başlamasına rağmen, 1 yıl sonra bitirebildi?…

Bizim sınıfımız aşağı yukarı bütün şubelerle beraber 200 kişilik bir sınıftı. Yani 50 tane kadarı makinadaydı, 100 tanesi kadarı inşaattaydı.. Elektrik ve mimari kısımları vardı. 4 tane fakülte olmak üzere, 4 fakültenin yekûnu takriben 200 kişi tutuyordu. Bu 200 kişi ile beraber tabii 2. Sınıfta dersleri beraber okuduk. Zaten bizim zamanımızda Teknik Üniversite 6 senelik bir mektepti.

İlk 3 sınıfında bütün fakülteler bir arada okurdu. Sonra ihtisas ve meslek derslerine ayrılırdı. Onun için 2. 3. Sınıflarda bütün dersleri beraberce okuduk. Bu beraberce okumuş olduğumuz derslerde, analitik geometri, analiz gibi riyaziyeye ait derslerde hocalar imtihan notlarını sınıfta okurdu. Bu imtihan notlarında biz hep on numara alıyorduk. Ve ikinci sınıfa girdiğimiz halde, onların içerisinde en yüksek numarayı alışımız, tabii dikkatlerini çekiyordu. Biz onların sınıfına bir sene sonra geldik. Aslında bu bir sene sonra geliş dolayısıyla 1. Sınıf derslerini okumadığımız halde büyük muvaffakiyetti bu.

Süleyman beye eğe dersleri ağır geldiğinden inşaata geçiyordu

Süleyman Bey makineci olarak girmiştir üniversiteye. Eğe dersleri ona ağır geldi… Bu yüzden ikinci sınıfta inşaata çevirdi.

-Neden ağır geliyordu?

-Çünkü eğe dersleri hakikaten zordu. Bir usta gibi 4 saat eğe sallamak vardı.

Biz girdiğimiz zamanlar o inşaat şubesine kendisini intikal ettirmişti. Ama arkadaşlardan duyardık ki, bilhassa bu eğe dersleri Ona zor gelmiş bu yüzden makinadan inşaata geçmiş…

Okuyucu Yorumları
Yorumunuz :

Sesli Chat
Kategori Listesi
Sayfalar
Son Eklenen Konular
Son Eklenen Yorumlar
Konu Etiketleri
Sistem Giris

Sitemizde Kamerali ve Sesli Sohbet Hizmeti Verilmektedir.Uyelerimiz ve Misafir Kullanicilarima Kamera ve Sesli Sohbet imkani Tamamiyle Ucretsizdir.Butun Kullanicilarimiza Hos Sohbetler Diliyoruz ...

Bilgi : info@nefespanel.com